Bu aralar uyku sorunlarım var ve halsiz ve bitkin hissediyorum. Doktora gittim ilaç yazdı. Ben ilaç kullanmayı tercih etmiyorum. Bu nedenle mahallemizin alternatif tıpçısı aktarcı amcaya gittim. O bana çok işe yarayacak birkaç ot verdi. Onları kaynatıp günde 2 fincan içersem bir şeyim kalmazmış. Hemen eve gidip denedim ve 1 hafta kadar sonra faydasını gördüm. Hem yan etkisiz hem doğal ve işe yarıyor, daha ne olsun. Adama teşekkür etmeye gittim. Meğer o da casino oyunları tutkunuymuş, içeri girdiğimde http://www.casino-turkce-dil.net sitesindeki casino oyunlarını oynuyordu. 63 yaşındaki Kamil amca torunundan öğrenmiş bu oyunları ve hem eğlence hem kazanma amaçlı oyun oynuyormuş. Teşekkürümü ettim ona küçük bir hediye de aldım. Kolay gelsin deyip çıktım. Hala şaşkındım hem gülümsüyordum. Artık enerjim yerine gelmişti onun sayesinde, ben de arabayla güzel bir şehir turuna çıktım.
Emri vaki
Gerçekten çok sıkıldım. Emri vaki yapan insanları da hiç sevmem. Bazı şeyleri idare edebilirsiniz ama, bazı kişiler bunu kullanıp hep daha fazla istiyor. Elimi verdim, kolumu kaptırdım misali. Zaten haftada 6 gün çalışıyoruz (ki Cumartesi boşuna – sadece birilerinin egosunu tatmin etmek için gidiyoruz gibi geliyor bana).
Şimdi durup dururken Pazar gününe de başka iş çıkartılıyor. Yeter artık. Ben yokum. Bulurum bir bahane gerekirse. Kızacaksa da kızgın. Çok umurumda değil. Zaten bu şirkette geleceği çok parlak göremiyorum. Dışarıdan da yaptığım işlerden kazandığım para neredeyse şirketten kazandıklarımla eşit zaten. Gündüzleri de evde kalıp başka işler bulmaya yönelirsem belki de daha karlı çıkarım. Tabii riske girmeye gerek yok. Biraz borç da var. Gittiği yere kadar.
Yarın yanına bile gitmeye niyetim yok. Biraz iş var. Biraz da ücretsiz gazino oyunu oynarım zaman geçirmek için. Gün biter.
Kardeşimin Casino Takıntısı
Kardeşim Ali sıkı bir rulet oyuncusu ve karşısına kim çıkarsa çıksın yener. Bir gün bana gelip casino oyunları ücretsiz dediğinde ona inanmadım. Çünkü kendisi sürekli paralı oynuyor. Meğer parasız da oynanabiliyormuş. Bunu duyunca önce kardeşimle birkaç el poker oynadık ama hiç şansım yoktu ona yenildim. 1 saat sonunda anladım ki bu işlerde yeteneğim ve şansım yok. Akşam da zaten kız arkadaşımla sinemaya gidecektik. Gittim duşumu aldım hazırlandım ve onu aradım. Yarım saate kadar evden çıktım ben çıkarken kardeşim hala oyun başındaydı. Fazlası zarar diye takıldım çıkarken, beni duymadı bile. Kız arkadaşımla sinemaya gittik, güzel bir macera filmiydi. O pek beğenmedi, çıkışta kumpir yemeye gittik. Biraz Ortaköy sahilinde dolaştık el ele. Eve gitmesi gerekiyordu artık, onu evine bıraktım ve yarın öğlen için sözleştik. Daha güzel bir filme gidecektik bu kez.
Bodrum’da kaza
Bugün gazetede Bodrum'da meydana gelen bir kazadan bahsediyordu. Bir genç, yasak olmasına rağmen, Bodrum'daki mevkilerden birisindeki kayalıklardan denize atlamaya çalışmış, atlarken denize düşüş şeklinde problem olması sebebiyle de yaralanmıştı. Bu gencin şanslı olduğu konu, o sırada teknesiyle aynı mevkide olan bir işadamının onun yaralanma anını görmesi ve teknesiyle yanına giderek kurtulmasına vesile olmasıydı. Yoksa o genç hayatıyla oynadığı kumarı kaybedebilir ve canından olabilirdi. Özellikle deniz kenarında yapılan bu aşırılıklar pek çok kez canların yanmasına sebep olabiliyor. Geçtiğimiz yılllarda da jet-ski, tekne, sğrat otoru, hatalı atlayışlar, yamaç paraşütleri gibi çeşitli sebeplerle canların kaybedildiğine şahit olduk. Artık, her tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde bu işlerin gerekirse sert bir biçimde düzenlenmesi ve can kayıplarının önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnsan illa da kumar oynamak istiyorsa canıyla değil benim gibi buradan girerek internette de oynayabilir.
Günlük – 10.05.13 – Cuma
İşe denenmek için başalyan, ve dün ayni sitede oturduğumuzu keşfettiğimiz arkadaş bugün işten çıkardılar. aslında benim için sürpriz de olmadı. Hem patronun beklentilerini, hem de yeni arkadaşın neleri nasıl yaptığını zaten biraz gözlemleme fırsatı bulmuştum. Patronla bazı konularda her zaman ayni fikirde olmasam da bu konuda doğru bir karar olduğunu düşünüyorum.
Yine de bunalmış vaziyetteyim. Bugün çok iş var, ve diğer taraftan ofisteki gergin ortam devam ediyor. Akşam evde birkaç saat boyunca çalışmam gerekecek. Halam yarım Londra'ya dönüyor. Onu da bir arayıp hayırlı yolculuklar dileyeceğim.
Akşamüstü işe devam etmeden önce bir – iki saat dinleneyim dedim. Bu arada stres atmak için bugün biraz sanal casino slot oynamak istedim. www.sanal-casino-video-slot.com sitesine giderek hem bazı sanal casinolardaki güncel bonuslar, hem de binlerce video slot oyun seçeneği arasında yeni neler var diye baktım.
Türkiye’deki Emeklilik Sistemi
Türkiye’deki emeklilik sistemini sanırım bilmeyen yoktur. Neredeyse mezarda emekli olunacak bu kötü sistemi, insanların hayatının neredeyse yarısından fazlasını çalışmak zorunda kalacağı, insanları insanlıktan çıkaracak bu sistemi fazla deşmeye gerek yok. Çünkü her şeyiyle insanların aleyhine olan bu düzende devlet, her zaman aslan payını kendine alıyor ve bizlere de ‘ekmek aslanın midesinde’ dedirtiyor.
Hesabıma göre ben, 41 yaşında emekli olacağım, fakat maaş almam için en az 15 sene beklemek zorundayım. Bu süre zarfında eğer hali vaktim yerinde olur, kimseye muhtaç olmazsam duruma göre biraz daha çalışır yada kendimi dinlenmeye alırım. Yada www.en-iyi-casino-siteleri.com gibi sitelerde sörf eder, günümü gün ederim. Ama Türkiye’de öyle bir ortam var ki, insanların çalışmadan durması, ‘hadi biraz dinleneyim’ deme şansı yok denecek kadar az. Yani emeklilik gününü doldurduktan sonra bile insanların çok büyük bir çoğunluğu maalesef çalışmaya devam ediyor.
Köpeğimin Yeni Aşkı
Çok sevdiğim köpeğimi bugün veterinere götürdüm. Aşılarının vakti gelmişti. Ayrıca berber ihtiyacı vardı. Malum havalar çok sıcak, hayvancağız sıcaktan mayıştı. Tüyleri gitti şimdi çok rahat. Biraz da durgundu, hekime sordum. İçim rahatladı, meğer bu tüylerden ve havadan böyleymiş. Tabii bir de arkadaşa ihtiyacı varmış. Bu hiç aklıma gelmemişti. Neyse ki bir arkadaşımın da aynı cins köpeği var. Onu aradım benim oğlana eş arıyordum resmen. Onunki dişiymiş. Çok sevindim ve oğlumu hemen onlara götürdüm. Büyük bir bahçeleri vardı. Birlikte tüm gün koştular oynadılar cilveleştiler. İçim çok rahatladı, tek derdi buymuş demek ki. Biz de bahçedeki masaya geçtik onları izlerken soğuk bir şeyler içtik. Havadan sudak sohbet ettik. Sonra arkadaşım çok sevdiği bir oyunu bana bir tıkla gösterdi, oyun sitesi muhteşemdi ve yüzlerce oyun vardı. Üstelik kazanması kolay oynaması basitti. Tüm gün oynadık.
Önce iş sonra oyun.
Okula başladığı günden beridir, önce görevlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirdikten sonra oyun oynamaya ya da eğlenmeye gidebileceğimiz yönündeki düşünce tarzını kızıma empoze etmeye çalışıyorum. Bunda kısmen başarı sağlamış olsam da zaman zaman, canı kendini sıkmak istemediğinde, bir bahane bulup sorumluluklarından kaçmayı başarıyor. Aslında, çocuğu suçlamak pek de akıllıca değil gibi görünüyor, çünkü biz büyükler bile, bazen bunu yapıyoruz. İşten kaçmak için türlü bahaneler uydurup, kendimizi kandırıp, sorumluluklarımızı erteliyoruz. Örneğin ben, geceleri yazılar yazmam gerekirken, yorgunluğu bahane ederek, biraz kafa dağıtma adı altında, işimi yapacağım yerde, bilgisayarda oyunlar oynuyorum. Buradan girerek aralarından seçim yaptığım sitelerde kazandığım bonusları harcamak adı altında, akşamları kayda değer bir zaman dilimini sanal casino oyunları oynamaya ayırıyorum. İnternetten oynamayı çok sevdiğim bu oyunlar zaman zaman işleri yetiştirmek için gecenin geç saatine kadar uyanık kalmama bile sebep olabiliyor.